"Tropikal kuka ağacı meyvesinden yapılan, eldeki bakterileri kıran mikrop kırıcı özelliği ve zamanla koyu kahveye dönen yapısıyla bilinen klasik."
Kuka Tesbih, tesbih sanatının en nadide örneklerinden biridir. Tropikal kuka ağacı meyvesinden yapılan, eldeki bakterileri kıran mikrop kırıcı özelliği ve zamanla koyu kahveye dönen yapısıyla bilinen klasik. Hem koleksiyonerlerin hem de günlük kullanım arayan tesbih severlerin vazgeçilmezi olan bu materyal, yüzyıllardır değerini korumaktadır.
Gerçek bir tesbih tutkunu için Kuka Tesbih sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda bir yatırımdır. Kullanıldıkça değerlenen yapısı, elde bıraktığı hissiyat ve estetik görünümü ile diğer türlerden ayrılır. Özellikle ustaların elinde şekillenen habbeler, her çekimde size farklı bir huzur verir.
Piyasada pek çok farklı kalitede ürün bulunsa da, sitemizde sergilenen Kuka Tesbih modelleri, en yüksek standartlarda incelenmiştir. Renk tonları, hamur kalitesi ve işçilik detayları (imame, fren, durak) özenle seçilmiştir.
Bu değerli parçaların ömrünü uzatmak için doğru bakım şarttır. Kuka Tesbih, kimyasallardan uzak tutulmalı ve doğal yağlar ile belirli aralıklarla temizlenmelidir. Zamanla renk alması (patina), ürünün doğallığının ve kalitesinin bir kanıtıdır.
Tesbih kültüründe "ağaç" grubu içinde anılsa da aslında bir ağaç değil, tropikal bir ağacın meyvesinin çekirdeği olan Kuka, tarihimizde çok özel bir yere sahiptir. Osmanlı döneminde sadece bir ibadet aracı değil, aynı zamanda sağlık sektörünün vazgeçilmez bir parçasıydı. Sert yapısı, mikrop kırıcı özelliği ve kullandıkça koyulaşan rengiyle Kuka tesbihler, yüzyıllardır erkeklerin en sadık aksesuarlarından biri olmuştur.
Kuka, Osmanlı İmparatorluğu'nda "mikrop kırıcı" özelliğiyle bilinirdi. Hatta rivayetlere göre, Osmanlı saray hekimleri ve eczacıları, ellerindeki mikroplardan arınmak için kuka tesbih kullanırlardı. Kuka tesbihi olmayan hekimlerin saraya alınmadığı veya hasta muayene etmesine izin verilmediği tarihçiler tarafından anlatılır. Bu hijyenik özelliği, onu sadece dini bir obje olmaktan çıkarıp günlük yaşamın sağlıkla ilgili bir parçası haline getirmiştir.
Kuka, Brezilya ve Hindistan gibi tropikal iklimlerde yetişen bir palmiye türünün hindistan cevizine benzeyen sert meyvesidir. Bu meyvenin içindeki öz temizlendikten sonra geriye kalan kemikleşmiş kabuk kısmı işlenerek tesbih yapılır.
Kuka, sert yapısı sayesinde her türlü oyma ve işleme sanatına (kakma, nakış) uygundur. Ustalar, kuka habbeleri üzerine gümüş çiviler çakarak, gümüş tellerle motifler işleyerek veya lazer/el oyması ile desenler vererek sanat eserleri ortaya çıkarırlar.
Sade Kuka: Malzemenin doğallığını sevenler için, işçiliksiz, cilalı modellerdir. Renk alması en net bu modellerde izlenir.
İşlemeli Kuka: Gümüş, altın veya pirinç işlemelerle süslenen, estetik değeri yüksek modellerdir.
Oyma Kuka: Habbelerin üzerine gül, lale veya geometrik desenlerin oyulduğu, el emeği göz nuru modellerdir.
Kuka tesbih sahiplerinin en büyük arzusu, tesbihlerinin bir an önce o asil koyu renge ulaşmasıdır. Bunun en doğal yolu bol bol çekmektir. Ancak süreci hızlandırmak için doğal yöntemler de kullanılır. En bilinen yöntem, tesbihi saf ceviz yağı veya badem yağı ile yağlamaktır. Ellerinize sürdüğünüz az miktarda ceviz yağı ile tesbihi çekmek, hem beslenmesini hem de daha hızlı renk almasını sağlar. Kimyasal boyalar veya vernikler asla kullanılmamalıdır; bu, kukanın gözeneklerini tıkar ve doğallığını bozar.
Piyasada plastikten yapılan imitasyon kukalar mevcuttur. Gerçek kukayı anlamanın en basit yolu "ısıtma" testidir (uzmanlık gerektirir, dikkatli olunmalıdır). Kızgın bir iğne ucu, gerçek kukaya değdirildiğinde zor batar ve yanık ahşap/meyve kokusu verir. Plastik ise hemen erir ve kimyasal kokar. Ayrıca gerçek kuka, üzerindeki doğal lif dokuları ve gözenekleri ile kendini belli eder; plastik gibi pürüzsüz ve tek düze değildir.