Tesbih literatürünün zirvesi, ulaşılması en güç ve manevi değeri en yüksek olan parça şüphesiz "Osmanlı Sıkma Kehribar"dır. Adında Osmanlı geçmesine rağmen, hikayesi sadece Osmanlı İmparatorluğu ile sınırlı olmayan, Avrupa'dan Doğu'ya uzanan ticari ve kültürel bir serüvenin başrol oyuncusudur. Bugün binlerce dolarlık fiyatlarla el değiştiren bu tesbihler, sadece bir ibadet aracı değil, aynı zamanda ciddi bir yatırım aracıdır.

Osmanlı Sıkma Kehribar Nedir? Gerçekten Osmanlı Yapımı mı?

Bu konuda bilinen en büyük yanlış, bu malzemenin Osmanlılar tarafından üretildiğidir. Aslında "Osmanlı Sıkma" dediğimiz malzeme, 1900'lerin başında Alman kimyager Leo Baekeland tarafından icat edilen "Fenol-Formaldehit" (Bakalit) bazlı ilk sentetik plastik türevleridir. O dönemde bu malzeme Almanya ve Avrupa'da baston sapı, şemsiye sapı, sigara ağızlığı, çekmece kulpu gibi lüks eşyaların yapımında kullanılıyordu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu malzemeler Türkiye'ye ithal edildi. Türk ustaları, bu harika malzemeyi alıp tornalayarak sanat eseri tesbihlere dönüştürdüler. Yani malzemesi Avrupa menşeili olsa da, onu "tesbih" formuna sokan ve ruh katan Osmanlı/Türk kültürüdür. Bu yüzden "Osmanlı Sıkma" olarak anılır.

Formülü Kayıp Bir Efsane

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra petrokimya endüstrisinin gelişmesiyle daha ucuz ve seri üretilen plastikler piyasaya çıkınca, bu özel formüllü, pahalı ve zahmetli bakalit üretimi durdu. Fabrikalar kapandı, formüller değişti. İşte bu yüzden, o dönemden kalan (1900-1940 arası) malzemeler "tekrar üretilemediği" için paha biçilemezdir. Günümüzde yapılan "Osmanlı Hamurlu" veya "Yeni Sıkma" tesbihler o dönemin formüllerini taklit etmeye çalışsa da, 100 yıllık bir yaşanmışlığın verdiği doğal patinayı (renk değişimini) sunamazlar.

Gerçek Osmanlı Sıkma Nasıl Anlaşılır?

Bu konuda çok fazla dolandırıcılık yaşandığı için dikkatli olunmalıdır. Gerçek bir antika Osmanlı Sıkma'yı anlamanın yolları şunlardır:

  1. Hare Yapısı: Osmanlı sıkmaların hareleri, bugünkü fabrikasyon dökümler gibi nizami değildir. Doğal, akışkan ve iç içe geçmiş bir renk cümbüşü sunar.
  2. Renk (Patina): Orjinal rengi genellikle sarı veya açık krem olan bu malzemeler, 80-100 yıl boyunca oksijenle temas ederek dış yüzeyden içe doğru "vişne", "kiremit" veya koyu kahverengi renk almıştır. Tesbihin deliğine bakıldığında veya kırıldığında (ki bunu kimse istemez) iç renginin daha açık olduğu görülür.
  3. Koku: Isıtıldığında veya sertçe sürtüldüğünde karakteristik, hafif bir fenol (ilaçsı) kokusu verir. Asla naylon poşet yanığı gibi kokmaz.
  4. Simichrome Testi: Koleksiyonerlerin kullandığı kimyasal bir testtir. Pembe renkli bu cila tesbihe sürüldüğünde, eğer bez sarıya boyanıyorsa bu bakalit bazlı eski bir malzeme olduğuna dair güçlü bir işarettir (Ancak bu test tek başına yeterli değildir, modern taklitler de bu sonucu verebilir).

Yatırım Değeri

Osmanlı Sıkma tesbihler, altın veya döviz gibi bir yatırım aracıdır. Gram fiyatı üzerinden işlem görürler. Temiz, hatasız, kırığı ve çiziği olmayan, iyi bir usta tarafından zamanında işlenmiş veya eski objeden (baston sapı vb.) yeni tornalanmış bir Osmanlı Sıkma, her geçen yıl değerini katlar.

Son Söz

Osmanlı Sıkma Kehribar, sadece bir tesbih değil; dedelerimizden kalan bir hatıra, bir statü göstergesi ve tarihin canlı bir tanığıdır. Elinizde tuttuğunuzda hissettiğiniz ağırlık, sadece malzemenin ağırlığı değil, yüz yıllık bir kültürün ağırlığıdır.