"Erzurumun bağrından çıkan, negatif elektriği ve stresi alan, kullandıkça parlayan "Siyah İnci" lakaplı hakiki Oltu taşı tesbihler."
Erzurum Oltu Taşı, tesbih sanatının en nadide örneklerinden biridir. Erzurumun bağrından çıkan, negatif elektriği ve stresi alan, kullandıkça parlayan "Siyah İnci" lakaplı hakiki Oltu taşı tesbihler. Hem koleksiyonerlerin hem de günlük kullanım arayan tesbih severlerin vazgeçilmezi olan bu materyal, yüzyıllardır değerini korumaktadır.
Gerçek bir tesbih tutkunu için Erzurum Oltu Taşı sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda bir yatırımdır. Kullanıldıkça değerlenen yapısı, elde bıraktığı hissiyat ve estetik görünümü ile diğer türlerden ayrılır. Özellikle ustaların elinde şekillenen habbeler, her çekimde size farklı bir huzur verir.
Piyasada pek çok farklı kalitede ürün bulunsa da, sitemizde sergilenen Erzurum Oltu Taşı modelleri, en yüksek standartlarda incelenmiştir. Renk tonları, hamur kalitesi ve işçilik detayları (imame, fren, durak) özenle seçilmiştir.
Bu değerli parçaların ömrünü uzatmak için doğru bakım şarttır. Erzurum Oltu Taşı, kimyasallardan uzak tutulmalı ve doğal yağlar ile belirli aralıklarla temizlenmelidir. Zamanla renk alması (patina), ürünün doğallığının ve kalitesinin bir kanıtıdır.
Türkiye’nin yer altı zenginlikleri arasında, tesbih kültürüne adını altın harflerle yazdırmış, "Siyah İnci" veya "Kara Kehribar" olarak da bilinen efsanevi bir materyal vardır: Erzurum Oltu Taşı. Erzurum’un Oltu ilçesinin sarp dağlarından, yerin metrelerce altından binbir emekle çıkarılan bu yarı değerli taş, yüzyıllardır sabır, inanç ve estetiğin sembolü olmuştur. Jeolojik olarak bir linyit türü olan ancak özellikleri bakımından kömürden tamamen ayrılan Oltu taşı, işlendiğinde aldığı muazzam parlaklık ve elde bıraktığı o eşsiz dokunma hissiyle dünyada eşi benzeri olmayan bir tesbih materyalidir.
Oltu taşının tesbih haline gelmesi, sıradan bir üretim süreci değildir; adeta bir macera ve sabır sınavıdır. Oltu’nun köylerinde, dağlık arazilerde açılan daracık tünellerden, kazma ve kürek ile, hiçbir modern makine kullanılmadan çıkarılır. Damarlar halinde bulunan bu taş, yer altındayken yumuşaktır ve havayla temas ettiğinde sertleşmeye başlar. Bu yüzden çıkarıldıktan sonra nemli ortamlarda muhafaza edilerek atölyelere ulaştırılmalıdır. Usta ellerde tornalanıp şekil verildiğinde ise o mat siyah taş, cam gibi parlayan, simsiyah ve asil bir mücevhere dönüşür.
Oltu taşı tesbihler, sadece estetik birer obje değil, aynı zamanda ruhsal ve bedensel birer terapi aracıdır. Halk arasında ve litoterapi (taşlarla tedavi) alanında bilinen en önemli özelliği, negatif enerjiyi emmesidir. Günümüzün en büyük sorunu olan stres, gerginlik ve elektronik cihazlardan (telefon, bilgisayar) yüklenilen statik elektriği vücuttan atmaya yardımcı olur.
Değeri ve talebi yüksek olduğu için piyasada "Rus Oltusu" (aslında bir çeşit kömür veya plastik) veya Gürcistan Oltusu gibi isimlerle satılan taklitler bulunmaktadır. Hakiki Erzurum Oltu taşını ayırt etmek için şu yöntemler kullanılır:
Oltu taşı, gümüş ve altın işlemeyi en iyi kabul eden taşlardan biridir. Erzurum çarşısındaki ustalar, "Gümüş Kakma" tekniği ile taşın üzerine milimetrik kanallar açar ve buralara gümüş teller yerleştirerek motifler çizerler. Bazen firuze, mercan gibi taşlarla süslenerek "çakma" modeller üretilir. Sade modellerin asaleti başka, gümüş işlemeli modellerin ihtişamı başkadır.
Oltu taşı kırılgandır; sert zeminlere düşürmekten kaçınmalısınız. Kullandıkça parlayan bir taştır, ekstra bir cila gerektirmez; en iyi cilası sahibinin parmaklarıdır. Uzun süre kullanılmayacaksa, çatlamaması için hafif nemli bir ortamda veya kapalı bir kutuda saklanması önerilir.